
Fotoğrafı güçlendiren öğelerden biriside zamandır. Zaman fotoğrafı taşır, gideceği yere ulaştırır, değiştirir. Daha neler neler yapar zaman fotoğrafa. Bakan gözünde zamanı değişir, değerleri değişir. Fotoğraf değişimin sabitlenmesidir.
Dün karar verdim, iki yıldır sakladığım filmlerimden sualtı makinesi ile çektiğim filmimi yıkattım. Bozulmamış bozulmamış film. Hemde renkli. Malum renkli film kimyasalları siyah beyaz kimyasallarına göre daha kısa ömürlü. Bu zamandan iki yıl öncesinde Fethiye’de Kelebekler Vadisi’nde denize dalıp çıkarken, deneysel amaçlı en ucuzundan en basitinden bir sualtı fotoğraf makinesi ile birşeyler yapayım dedim. İşte bu fotoğrafları yapmışım.
Bundan iki yıl önce likya yolunu yürüken duraklarımdan birisi de Kelebekler Vadisi’ydi. Fethiye’den marketin birinden! sualtında çekim yapabilen şu ucuz sualtı makinelerinden aldım. 5 m derinliğe kadar çekerim diyenlerden. Bütün gün suda gezerken hiç olmazsa Kelebekler Vadisi’nden deniz altından birkaç manzara fotoğrafı alayım istedim. Kendimce deneysel ve amatör ruhla çekimler yaptım. Makineye çok güvenmesemde çıkardığı işe bakınca diyorsun ki bu paraya bu kadar olur. Benim hoşuma gitti, sonuçlar gayet iyi. Teknik açıdan gren konusunda sıkıntısı var kullanılan filmden dolayı. Makinenin içinde 400 ISO film var, doğal olarak grenlenme yapıyor.



Öyle makine limitlerinde dalıpta bişeyler yapmadım. Zaten aşağılara indikçe ışık azalıyor ve pozlamayı zorlaştırıyor. En nihayetinde daha verimli sonuçlar için yüzeyde, yüzeye yakın yerlerde çekimler yaptım. Şimdi çekimleri yaparken ki durumumu hatırlıyorum. Kendimi tamamen denizin hareketine bırakıyordum. Özellikle kayalık yerlerde dalgaları ve köpükleri fotoğraflamaya çalışırken denizle deniz dalgayla dalga oldum adeta.

Neticede ortaya deneysel/belgesel içerikli çalışmalarım çıktı. Fotoğraf çalışmasını belgesel başlığı içinde yayınlıyorum. İnşallah ilerleyen süreçte sualtı dünyasından daha başarılı sonuçlar ile bu başlangıcı devam ettirme fırsatım olur.
Fotoğrafları izlemek için tıklayınız.