Uluslararası Kürtün Macera Yarışı 2008

Uluslararası  Kürtün Macera Yarışı, içinde barındırdğı farklı outdoor spor disiplinleri ve gerçekleştiği coğrafya açısından eşsiz bir maceraydı benim için. Uzun soluklu, insanı psikolojik ve bedensel sınırlarına eriştiren zorlu bir yarıştan fotoğraf almak için bu yarışın her adımının tozunu yutmak gerekiyor.

İlk gün bisiklet etabı ile başlayan 55 km lik yokuşlarda doğayı, macerayı ve en önemlisi bir outdoor fotoğrafçı olarak her adımda fotoğrafı soluyarak, hızın ve hareketin içinde fotoğrafı arayarak; günü bir aracın kasasında ışık kirliliğinden uzak, salkım salkım yıldızlar altında uyku tulumu içinde uyumaya çalışarak geçirmek. Evet ilk gün kasalı bir aracın arkasından bisiklet etabını takip ettim. 55 km. dik çıkış, kaybolan yarışmacıları aramak derken gecenin geç saatlerine kadar arabanın kasasında uyumaya çalışsamda hareket halinde ki araçta ne mümkün. Uyku tulumunun içinde kasanın içinde bir sağa bir sola kayıyordum. Gözlerim gözyüzünde. Işıl ışıl, salkım salkım yıldızlara bakarak sabahın ilk ışıklarını karşıladım.

 

 

İkinci gün uzun ve zorlu bir dağ geçişi beni bekliyordu. Sabah günün ilk saatlarinde yarış başladı. Yorgun bedenimi dağlarda eriyen kar sularının oluşturduğu buz gibi suyla yüzümü yıkayarak dirilttim. Tırmanış başlıyor. 10 saat 35 km sürecek olan dik çıkışlar ve sürekli ortamı kadrajlayan gözler ile adımlamaya, yarışmacıları takip etmeye başladım. Fotoğraf malzemeleri uzun yürüyüşlerde bir yerden sonra cidden ağır gelmeye başlıyor. Akşam karanlığı bastırmadan Acembol Dağı'nın zirvelerini aşarak, kar kulvarlarında kayarak , bulutlara dokunarak, bir şelalenin yanından suyun izinde günün son kontrol noktasına ulaşmayı başardım. Tabi birbirinden heyecan verici dorukların ve bu dorukları aşmaya çalışan maceracıların fotoğrafları eşliğinde.

Organizasyon ekibi ile birlikte geceyi geçireceğimiz Torul barajı kenarına ulaştık. Bu geceyi çadırımda geçireceğim. Aslında yorgunluktan nerede yatacağımın pek bir önemi yoktu. Çadır kurmak gerçekten büyük konfordu.

 

 

Sabahın erken saatlerinde yarışmacılar kanoları ile baraj gölündeler. Kano etabı toplamda 20 km uzunluğunda. Kanolarında ilerleyen yarışmacıları karadan yamaçlardan takip ediyorum. Yarışmacılar oldukça yorgun. Zaten bir kaç takım yarışı bıraktı. Hergün farklı etaplar, farklı zorluklar, yüzlerde ki heyecan ve yorgunluk outdoor fotoğraflar olarak görüntüler dünyasında ki yerini aldı. Yarışın bu üçüncü günü uzun soluklu perfonmans günü olarak değerlendirmek gerek.

Baraj gölünde başlayan fotoğraf çekimlerim Gümüşhane Karaca Mağarası'nda devam etti. Ardından Karaca Mağarası'nın yanında 20 metrelik kaya tırmanış etabında havada askıda olarak fotoğraf çekerken buldum kendimi. Yarışmacılar duvarı jumar yardımı ile tırmanırken bende yanlarında fotoğraf çekimleri gerçekleştirdim. Duvar etabının ardından Zigana bölgesine bisikletler ile tırmanış başladı.

Bulutların üzerine pedallayan maceracıların heyecanları fotoğraflarımda hala hızlı hızlı soluk alıp vermeye devam ediyorlar. Geceyi Zigana'da geçirdik. Tüm takımlar kamp attı. Bulutların üzerinde bir hayal ülkesinde gecenin soğuğunda istirahate çekildik. Gün doğmak üzereyken herkes uyanmıştı bile. Bugün bisiklet etabı ile başlıyor. Yükseklerde pedallar basılacak.

 

   

 

Zigana'da kendinizi Peter Pan sanabilirsiniz. Burada bulutlar bizden aşağılarda ve o kadar yoğunlar ki zannedersiniz üzerlerinde yürüyebileceksiniz. Tepelerin arasından, yaylalardan, bulutlara dokunarak kimi çıkış kimi iniş macera yarışçıları Araköy köprüsüne ulaşmayı başardılar. 3 gecenin ardından bu dördüncü günde yarışmacılar yorgunluktan bitmek üzereydiler. Önlerinde son 3 km'lik bir yüzme etabı kalmıştı sadece. Köprüye ulaşan yarışmacılar, köprüden aşağı ip inişi yaparak yüzme etabına başladılar. Bende köprüden aşağıya yarışmacıların yanında ayrı bir ipten iniş yaparak ip inişi etabını sürekli fotoğrafladım.

Sona doğru yaklaşırken zodyak bot içinden macera yarışçılarının son güçlerini, direnişlerini, sınırlarını, umutlarını fotoğraflamaya devam ettim. Gümüşhene'den, Kürtün'den, doğadan, maceradan, insandan geçtim. Fotoğrafa, fotoğrafın hayat dolu dünyasına outdoor bir çerçeveden baktım. Ardımda bıraktığım 270 km. ile hayatımın ana caddesine giden yola başlamış oldum.

Tüm yarış boyunca fotoğraf çekimleri konusunda her zaman yardımcı olan ve organizasyonu gerçekleştiren Team Touareg Turk ekibine outdoor fotoğrafa olan katkılarından ötürü teşekkürlerimi sunuyorum.